26 Mart 2017 Pazar

İsmek Drama kursu

Gönderen geçmişeyolculuk

Yaklaşık 2.5 senedir  katılmak istediğim kursa, bu dönem kayıt olma   şansı buldum.Neden böyle bir  kursa katılmak istediğimi sorduğumda, iş dışında  yapabileceğim  bir aktivite  olması, iletişim ve hayata bakış açılarıyla iç içe  olması  sebebiyle  beni geliştireceğini düşündüm.

Kurs Hocamız  bir  oyuncu belki ismini sonra paylaşırım.Kendisi oldukça mutevazı, yumuşak karakterli,sevecen birisi.Kursa katılanlar da genelde  her yaştan farklı tipte  insanlar.

İlk ders birbirimizi tanımayla  geçti, Ortaya oturan kişinin dış görünümünden, tavırlarından  nasıl bir karaktere sahip olabileceği, hobileri  gibi  bilgiler tahmin edilmeye çalışıldı.

İkinci hafta ise ilk bölümde  zihin egzersizine yönelik bir oyun oynandı.önce dizler sonra eller birbirine vurularak  sol sağ olmak üzere şıkıdım yaparken  kendi ismimizi ve başkasının ismini söyledik.ve ismi söylenen da aynı şekilde devam etti. Biraz basit gibi görünüyor ama  sabah mağmurluğundan olsa gerek  beyni yoran bir oyundu.
ikinci oyun ise bir çember oluşturarak her kişi bir nesne söyledi.Herkes kendinden önce belirtilen nesne isimlerini hatırlamaya çalışarak  ve de kendi de ekleyerek  oyunu sürdürdü.Kişileri söyledikleri nesnelerle özdeştirerek  akılda tutmaya çalışmak tam bir beyin jimlastiğiydi. Baştan itibaren   söylenen nesneler sırasıyla şöyledi;
Eşşek, sanat, ağaç, silgi, perde, parke, ....  saksafon, abajur  muşmula tablo  güneş çello tual lambader.
bu üç kez farklı kelimeler olmak üzere  tekrarlandı.sırayla hepimiz elendik:)

Diğer bölümde ise  kağıda yazılan kelimelerden  bir hikaye oluşturuldu.Bu bölüm biraz sıkıcı geldi ama aslında  üzerinde derin düşünülse yine  pratikliği geliştirecek bir  egzersizdi.

Sonra  ise   sandalyeleri çember şekline getirip verilen cevaplarda ayağa kalkıp boşalan sandalyeyi kapmaya çalıştık.
Örnek olarak  yıldız kaydığında   dilek tutanlar kimler  diye soru yöneltildiğinde   ayağa kalkıp boşalan sandalyeyi kapmaya çalıştık.
Farklı bir  oyun olan  sayıları sayarken aynı anda   aynı sayıları söylememek için bir ortam oluşturmaya çalıştıysak da ancak 14' e kadar aynı anda aynı sayıyı söylemeden gelebildik.
Unutmadan hoca bir de yaratıcı düşünceyle bakmak adına bir tahta silgisini başka ne şekilde kullanabileceğimize dair sorular yöneltti.
Evet başlangıç için oldukça basitti fakat   insana  kendi için yeni şeyler yapması  iyi geleceğinden dolayı uyumak yerine  zamanı verimli hale getirerek, bir etkinlik  gerçekleştirip sosyalleşmek  yararlı diye düşünüyorum.
Hocamız  bu kursun  kesinlikle bir şeyler katacağını, hayatı daha farkında olarak yaşamımıza katkı sağlayacağını ifade ediyor.Girdiğimiz ortama, çevremizdeki insanlardaki detayları fark edecek şekilde görerek bakmayı vurguluyor.Ben de buna inanıyorum.Bu kurstan tiyatro sever birini bulup tiyatroya gitsem bile benim için yeterli yakınımda   bu türden bir arkadaşım yok.

Üçüncü Hafta
Kursa katılanların arasındaki yakınlığı arttırmak adına oyunlara devam edildi.Egzersiz yapılarak  üzerimizdeki mahmurluk atıldı.Sonra bir  lider bir ebe  belirlendi.Ebenin  egzersizleri yaptıran  lideri tahmin etme oyunu oldukça  eğlenceliydi.
Başka bir oyunda  ise  topları   yanana kadar elden ele  taşıdık.
Yanındakilerin desteğiyle  ağırlığımızı  ön doğru verdik.Burda amaç güvenme hissi.
Bir arkadaşın gözü bir şal ile bağlandı.Hoca  bize bazı nesneler vererek  arkadaşa istediğimiz
her şeyi yapabiliceğimizi söyledi.Biz ise  verilen nesnelerle bir şey yapmak zorunda olduğumuzu anlayıp  yapılması gereken ilk eylem  olan gözleri açmayı akıl edemedik.
Seçtiğimiz eşle  uzun süre göz teması kurduk.
Kendini tanıma çalışmasında  ise aşağıdaki soruları  yine ortadaki sandalyeye  oturup
cevapladık.
sevdiğimiz 10 özellik
sevmediğimiz 10 özellik
Herkesin bilinmesini istediğimiz özellik
Herkesin bilmemesini istediğimiz özellik
Diğer  insanlardan  ayıran  özellik
Arkadaşlar bunları  o kadar güzel ifade ederek kendilerini tanıttılar ki ben başını kaçırmış olmaktan olsa gerek sadece  kelime olarak yazmıştım.İnsanın  kendinin farkına varması gerçekten çok güzel
Fark ederek kendini tanıyabilmesi, kendini bilebilmesi  eksikleriyle    mevcutlarıyla.
Öpmeyi, öpülmeyi sevmeyen, maymun iştahlı, alındığını saklayan, alındığında şaka yapan,kıskanç gibi pek çok  duygu  paylaşıldı.
Diğer bazı  arkadaşların söyledikleri özelliklerle kendimi  benzeştirdiğim   şeyler  bulmak güzeldi.

Dördüncü Hafta

Bu derste  yine  grubun kaynaşması için oyunlara devam edildi.
Ritimle yürüyüş yapıldı.
Her bir kişi kendine eş seçti, alanda yürüyüp    dur denildiğinde  birbirini bulup  çömelme pozisyonunda kalındı.

İki kişiden biri  Uydurma bir dille (cıbırca)  konuşarak  yanındaki kişi de  beden dilinden tonlanmasından  dediklerini türkçeye çevirdi.

Yine  iki kişi türkçe  diyalog yaratarak  bir sohbet akışının nasıl  gittiği dışardan gözlemlendi.

Kağıda bir el çizilerek 5 parmağın her birine bir kişisel özellik yazıldı.Kağıtlar karıştrılarak  elin kime ait  olduğu anlaşılmaya çalışıldı.

Yine bir eş seçerek önce birbirimizi inceledik, sonra arkamızı dönerek üstümüzde başımızda değişiklik yaptık karşı tarafın bunun fark etmesini bekledik.


15 kişinin katılımıyla el ayak kullanılarak  bir ritim oluşturuldu.Spontene herkes istediği zaman  önceki ritmi yaklayarak  ritme katıldı.Son derece keyifliydi.

Farkındalık üzerine sohbet gerçekleşti.Genelde her derste bunu konuşuyoruz.Anı nekadar gerçekten yaşıyoruz.
Kainatın düzeni, hayatın ritmi,bakma değil görme,Beyni çalıştırma.

Beşinci Hafta 

Bu hafta katılamadım

Altıncı hafta
önce yine  ısınmak için   egzersizler yaptık.

Herkes,  yanına aldığı  kişiye  kollarına bacaklarına  bir şekil vererek  aklından geçirdiği bir düşünceyi  yansıtmaya çalıştı.Mesela  koşan  bir şekil sağlıklı yaşamı  simgeliyordu.

Daha sonra bu oyun genişletildi.İlk şekil verilen kişinin  verdiği mesaja, anlam katacak  pozisyonlara girildi.Mesela  kukla gibi  duran  bir kişinin arkasına geçilerek  kuklayı yöneten  insan  pozisyonu yaratıldı.Fazla katılım  olduğundan ortaya farklı bir durum çıktı.

Yine aynı şekilde ilk kişinin şekil aldığı  durumun konsepti değiştirilerek yeni bir  ortam yaratılmaya çalışıldı.Bunda  önceki  pozisyonla  ilgili bağlantı kurarak yeni bir konsept oluşturulduğu için  biraz daha zor ben tam içine giremedim.

4 kişiyle birlikte  oynanan  parazit,  soru soran,  egzersiz yapan, hem egzersizleri yapıp, hemsorulara  cevap verip hem de  parazitin şaşırtmacı sorularını görmezden gelan kişilerin katıldığı  bir  oyundu.
Bu oyunda  aynı anda  beynin farklı kısımları kullanılarak pek çok şey  yapabilme  yeteneği deneyimlendi.Ben şahsen  parazit'in şaşırtmalarını görmezden gelip soruları  hızlı cevaplayacağım diye   hareket yapan kişiyi   istemeden yok saymıştım:)

Diğer oyun ise   bir  patron, bir  çalışan bir araya gelip, çalışan  patronu zam için ikna etmeye  çalıştı.
Patronlar genelde   zamı desteklemeyen, politik cevaplar  verirken çalışan  rolündekiler  ise  maaşa olan ihtiyaçlarını kendi kişisel özelliklerine göre   ifade ettiler.

Değerlendirmeler yapıldı


Yedinci Hafta:

Yine hareketlenerek güne başladıktan sonra    koltuk kapmaca oyunu oynadık.Sonrasında ise çilek, kiraz, muz  olara kategorize  edildik, kiraz dendiğinde  sadece kirazlar  koltuklarını değiştiriyor ayakta  kalan  ortada  durup ,  diğer ayağa kalkması gereken  grubu seçiyordu.Meyve tabağı dendiğinde ise herkes   yerinden kalkıp boş koltuğa  oturmaya çalıştı.

2.oyun

herkes bir  cümle oluşturdu, birbiriyle bağlantılı bir hikaye  oluşturduk.
sonrasına  ise seçilen konuya göre    alfabetik sırayla      cümlelerin  baş harflerini  seçerek hikaye  oluşturmaya devam ettik

3. oyun

Bize verilen kağıtlarda  yazan deyimleri   sahneleyerek karşımızdaki kişinin tahmin etmesini sağladık.Karnı zil çalmak, aslan yattığı  yerden belli olur gibi.


Son  oyunumuz iste,  içinde bolca sıfatın olduğu küçük bir  öykü yazdık, dışarı aldığımız karşı  takımdan birini çağırarak bu öyküyü  2  kez  okuduk.Sonra  o kişi de dışarda  bekleyen diğer kişiyi çağırarak   aklında  kalan  hikayeyi aktardı.Son gelen kişinin anlattığı hikaye  yazılan  orjinal hikayeden apayrı ve  kısa bir şekildeydi.

sonra her zamanki gibi   oyunları değerlendirdik, bize anlatılanları sorgulamak gerektiği, anlatılarda kişisel  duyguların barınabiliceğini düşünerek   ona göre  inanma seviyemizi  belirlememiz  üzerine konuştuk.










21 Mart 2017 Salı

Cyrano de Bergerac oyunu

Gönderen geçmişeyolculuk



2015 yılında Muhsin Ertuğrul Tiyatrosunda  izlediğim bir oyundu.

Oyunda beni en çok etkileyen şey  Tolga çebi'ye ait olan  şarkıyı kulaktan duyduğum kadarıyla ezberlemeye çalışmıştım ve hala söylerim içimden.
Dilerseniz kalbimi alın bütün bütüne
Ben yine şükrederim  sizi gördüğüm güne
Karışmam yoksa dinecek acım
çekerim onu içime
Kalbimi çalmışsınız, sizinkine muhtacım.





Cyrano'yu canlandıran Yiğit Sertdemir performansı gerçekten başarılı bulmuştum.
Roxanne  karakterini canlandıran oyuncunun çocuklar duymasın dizindeki Ayşecan Tatari'nin olduğunu sonradan öğrendim.Yerine başka bir oyuncu olsa daha  gerçekçi olabilirmiş ama yine de kötü olduğunu söyleyemem.

Oyunda   hayli büyük bir buruna sahip olan kahraman  cyrano'nun Roxanne'a duyduğu aşk  dikkat çeker.Çirkin görünümlü  burunu yüzünden aşkını ilan etmekten çekinen   cyrano, geride kalır.Christian ve roxanne aşk yaşamaya başlar fakat christian'ın içindeki   şairhane anlatım, aşk sever roxanne'ın  beklentisini karşılamaz.Çok derin duygulara  ve etkileyici ifade gücüne sahip  Cyrano, christian'a bu anlamda yardım eder.Salondan  gülme sesleri gelir


Sevdiğini söyleyen christian'dan şairhane sözler  bekleyen  Roxanne:  Nasıl seviyorsunuz diye sorduğunda  Christian çok  seviyorum siz de beni sevin cevabını verir.Alışılagelmiş sözleri duyan  roxanne  ilgisini kaybederken  cyrano arka plandan  aktardığı cümlelerle  christian'ın  durumu düzeltmesine yardımcı olur.

Hisli keman sesler  eşliğinde devam eden savaş sahnelerinin de olduğu   ikinci bölüm ilkinden daha iyiydi.

Oyunun sonunda  Roxanne  gerçeği öğrenir, müzik eşliğinde oyun hüzünle biter.

Sanırım 2016 2017  sezonunda da bu oyun var.Tiyatro severler için güzel bir  oyun.







13 Mart 2017 Pazartesi

İstanbul Kırmızısı filmi

Gönderen geçmişeyolculuk






Filmin  baş kahramanları Orhan, Neval, Deniz, Uğur.

Çocukluğunu İstanbul'da geçirmiş  fakat yaşadığı feci olaydan dolayı artık  yurt dışında yaşayan Orhan,(Halit Ergenç)  Deniz'in (Nejat  İşler) yazdığı kitap için  İstanbul'a döner.
Neval  (Tuğba Büyüküstün)  ise  Deniz'in en sevdiği dostudur.Kitap karakterleriyle ilgili konuştukları gece sonrasında Deniz   ortadan kaybolur.Denizin akıbeti  çözülmeye çalışılırken
Orhan Neval'e aşık olmuştur.Neval de Orhan'a aşık olacağı bir insan olduğunu itiraf eder ama bunun mümkün olmayacağını belirtir  ki  zaten  evlidir.Orhan Öyle aşıktır ki  Neval'in kocasına  bile bunu itiraf etmekten çekinmez.Kocası da  anlayışla karşılar   beklemediğim kadar  modern kahramanlardı doğrusu.
Bir  de  uğur  (Mehmet gürsu) isminde gizemli bir kahraman  var  o da denizin geçmişte birçok şey  paylaştığı keş arkadaşı, yazdığı kitapta ondan da bahsediyor.

Yavaş akan bir  film  bolca görsel detay mevcut boğazı o yalı içinden görmek de çok  güzeldi.Film olayların çok dikkat çekmediği adeta İstanbul'un güzelliğini göstermek için çekilmiş estetiği vurgulayan bir film gibi geldi bana.Karine müzesi, Galata kulesi, Boğaz manzarası, Taksimin ara sokakları,Adadaki bir ev, Eski bir saatçi  dükkanı, tarihi meyhaneci,Türk yemekleri ve İstanbul'daki elit kesimin hayatı vardı.Bana hoş gelen bu görüntüleri  bir arada görmekten olsa gerek  beğenmediğimi aktaramam.

Film bittiğinde salonda bulunanlardan   2 saat bunun için mi bekledik anlamına gelecek bazı sesler duydum.Ben de o an  filmin bitmesini  kesinlikle beklemiyordum:) Gitmemiş olsaydım bir şey kaybetmiş hissetmezdim diye düşünüyorum. Ferzan Özpetek filmi olması, Nejat işlerin  rol alması ve tabii ki   İstanbul kokması sebebiyle  çok da  pişman olduğumu söyleyemem.

Son sahnelerde  kafadaki soru işaretlerine verilen cevaplar  bulunuyor sayılmaz. Farklı kişiler  daha farklı anlamlar çıkartarak beğenebileceklerinden dolayı oyuncularını  da seviyorsanız görmek isteyebilirler diye düşünüyorum.

Film; insan en dibe batsa da geçen zaman sonrasında bir şeylere  tekrar başlanabileceğini, içindeki  o tutkunun tekrar canlanabileceğini  anlattı bana.


Filmde geçen birkaç özlü sözü vardı
Geçmişe takılan  şimdiyi  ıskalar  bundan bir tanesiydi.
vedalar gözleriyle sevenler içindir. Gönülleriyle sevenler   veda edemez.

Filmden, Gaye akyol un söylediği kırmızı rüyalar şarkısını öğrenmiş oldum.Şimdiden 500 bin kere dinlenmiş   birkaç ay için de daha da fazla tıklanır.

Şuan Vizyonda   bulunan diğer filmlerden daha kötü olduğunu düşünmüyorum açıkcası.
Filmseverlerin kaçırmayacağını düşünüyorum.Her film beklentimizi aynı oranda karşılamak zorunda değil:)











8 Mart 2017 Çarşamba

Neutrogena Hydro boost Jel Temizleme sütü / rahatlatıcı yoğun bakım kremi / hızlı emilen bakım kremi

Gönderen geçmişeyolculuk





Hem yüz makyajı çıkarmak hem de  kuru cildimi nemlendirmek için bir  ürüne  ihtiyaç duyuyordum.Daha önce kullandığım neutrogena tek  adımda makyaj ve yüz temizleme jelini artık mağazalarda bulamadığım  için   aynı etkiyi yakalayacağımı düşündüğüm Neutrogena Hydro boost Jel Temizleme Sütünü  aldım.Bu ürünün bir de  temizleme jeli  olarak satılan ürünü var  o daha  jel kıvamında   bir  ürün fakat  onun  ön yüzeyinde makyaj çıkarmayla ilgili bir  yazı olmadığı için onun yerine  daha yumuşak bir losyon kıvamında  olan  jel temizleme sütünü almayı yeğledim.Aslında aklımda  diadermine mucizevi makyaj temizleme sütü ve nivea  makyaj temizleme sütü  vardı fakat bu ürünün ön kısmında  makyaj temizlerken  cildi yumuşacık yapar  yazısından dolayı olsa gerek fikrini değiştirdim. Migros 2017  Kadınlar  günü indirimi  nedeniyle Fiyatı  11,75 TL.Bu ürün normal ciltler için geçerli aslında benim cildim kuruya yakın  karma. Yanaklarım dudak kenarlarım  oldukça kuru bunun yerine  water jel  alınması daha uygundu ama  krem şeklinde olması sebebiyle midir  bilinmez  mağazada benim dikkatimi çekmedi.

Kendi sitesinde   


jelin hafif yapısını makyaj temizleme sütünün etkisiyle buluşturan yenilikçi bir cilt temizleyicidir. Ciltteki kiri, makyajı ve suya dayanıklı maskarayı nazikçe temizler.

Neutrogena’nın temizleme teknolojisiyle nemlendirici ajanları ve ciltte doğal olarak da bulunan Hyaluronik Asit’i bir araya getiren bu formül cilt bariyerini korumaya yardımcı olur. Böylece cildiniz temizlendikten sonra kurumaz, tazeliğini ve canlılığını korur.Hydro Boost Jel Temizleme Sütü
Yağsızdır.Tüm cilt tipleri için uygundur.Suya dayanıklı maskarayı kolayca çıkarır.Hassas ciltler için uygundur.
Hydro Boost® Jel Temizleyici için ise   aşağıdaki bilgiler geçerli.
Temizleyici, suyla aktive olarak cildinizdeki kir, yağ ve makyajı ciltte kalıntı bırakmadan temizlerken aynı zamanda cildinizi neme doyurur.Hyaluronik Asit içeren ve patentli bir temizleme teknolojisiyle geliştirilen Hydro Boost® Jel Temizleyici, cildi etkili bir şekilde temizlerken suyu cilde hapsetmeyi sağlayan cilt bariyerine zarar vermez. Böylece cildiniz temizlendikten sonra kurumaz, tazeliğini ve canlılığını korur.Neutrogena® Hydro Boost® Jel Temizleyici; Gözenekleri tıkamaz. Hassas ciltler için uygundur.

Norveç Formülü Hızlı Emilen Bakım Kremi  ise 3,85 TL'ye geldi. Açıklaması:
Uzun süre etkili nemlendirme özelliği ile cildinize karşı konulamaz bir yumuşaklık ve pürüzsüzlük hissi kazandırır. Cilde 24 saat nemlendirme sağladığı klinik olarak kanıtlanmıştır. Hafif formülü sayesinde kolayca emilir, yağlı ve yapışkan bir his bırakmaz, böylece uygulamanın hemen ardından giyinebilirsiniz. Ferahlatıcı kokusu vücudunuzda yenilenmiş bir his bırakır.

Daha önce  Norveç Formülü Rahatlatıcı Yoğun Bakım Kremi kuru ciltler için olduğundan dolayı almıştım.Fena değil hala kullanmaya devam ediyorum.
Kuru ciltler için uzun süreli ve etkili nemlendirme sağlar. Ciltte 10 katmana kadar* yoğun nemlendirme sağladığı, 24 saat etkili nemlendirme ve rahatlık hissi sunduğu klinik olarak kanıtlanmıştır. Yağsız ve hafif formül anında emilir. Ferah kokusu rahatlatır.

Aldığım bu jeli düzenli kullanmaya dikkat edeceğim.Geçen sene aldığım pure beatuty  toniğini hala bitiremedim.Düzenli kullanılmayınca   etkisi kuvvetli olmadığından  cildimize gereken önemi göstermeliyiz.Daha önce aldığım    neutrogena  siyah nokta temizleme  ve    yağsız yüz nemlendiricilerini de   düzenli kullanmadığım için etkisini gördüğümü söyleyemeceğim.


20 Ocak 2017 Cuma

Flormar camouflage palette concealer

Gönderen geçmişeyolculuk

5 renkten oluşan  bu  kapatıcı paletini  indirimden yaklaşık 18 tl gibi bir fiyata almıştım.
Soldan 1. sıradaki beyaz  renk,   elmacık kemiklere, kaşın alt kısmı ve göz pınarlarına  aydınlatıcı olarak uygulanabilir.
2.  rengi göz altımda  biraz koyuluk olduğu için   genelde  3.  pembe  rengi sürdükten sonra   uyguluyorum.Yüze verdiği aydınlık sayesinde   biraz da  ışıltılı görünüm veriyor.

3. pembe  renk ise  göz altı morluklarını aydınlatarak  canlı görünüm kazandırıyor.
Daha yoğun bir  kapatıcı etkisi almak için  üründen daha fazla  sürmek  gerekiyor. Kıvamı ruj şeklinde  olan kapatıcılarınki gibi.

4. yeşil  renk  ise  kırmızılıkları,  kırmızı sivilceleri, pullanmaları önlemek için. Ben  kullanmıyorum.

5. renk Mor renk ise soluk ve sarı tonların aydınlatılmasını sağlar.
Aslında Flormarın mor renk cc kreminden yola çıkarak bu paleti de denemek istemiştim.Soluk bir yüzüm olduğu için mor renk cc kremini sürüp pudra ve allık sürdüğümde   yüzümdeki renk tonu eşitlenmiş  duruma geliyor yaptığım makyaj   çok daha  hoş görünüyordu.Flormar cc kreminin kötü yanı bende  sivilceye yol açması.
Yaptığı bu etkiden midir  bilmiyorum bu paletteki   mor ve yeşil renge fazla yaklaşmıyorum.Açıkçası çok kuru   görünüyorlar.
Gerekli olmadıkça kırmızı bir sivilcenin üstüne direk bu ürünü uygulamak bana son derece  uzak.
Sivilcenin geçmesi için ilaç kullanmak daha mantıklı şuan  doktorun bana yazdığı  clindoxyl jelini kullanıyorum.
Karma bir cc kremin  bb kremden daha iyi olduğunu düşünüyorum. cc krem yüzü yağlı göstermeyip pürüzsüz ve aydınlık bir görünüm yaratıyor. Loreal  true match  kapatıcının yerine geçmez fakat indirime girdiğinde denemeye değer olabilir.

24 Aralık 2016 Cumartesi

ismek B2 seviye ingilizce kursu

Gönderen geçmişeyolculuk



Bu sene  İsmek'in düzenlemiş olduğu  B2 seviye ingilizce  kursuna  başladım.Son derece motivasyonlu olan Eğitimcimiz sayesinde dersler  oldukça  zevkli geçiyor.

Eğitimcimiz ingilizce öğretmeni değil sanırım anadili de ingilizce değil  fazla türkçe bilmediği için hep ingilizce  konuşuyoruz.Bu seviyeye  yazılı sınavla giriş oluyor.Belirli bir  alt yapısı olan  kişilerin sınavı geçmekte sorun yaşamayacağını düşünüyorum.

Eğitimcimiz kendi belirlediği tekniğe göre dersleri  işliyor,Katılımcıların  yoğun olarak derse katılmasını sağlamak için değişik motivasyon tekniklerini kullanıyor.O konuda öyle  şanslıyız ki   bazen hipnotizör  bazen yaşam koçuyla ders  işliyor gibiyiz.
Sabit bir  kitabımız yok. Bize verdiği bazı dökümanlar  üzerinden dersler işleniyor şuan ise farklı kelime  bilgisi  ve kullanım alanlarını öğreniyoruz.

Özgüven konusunu çok önemsediğini, konuşurken bunu hissederek kendimizi ifade etmemizi istiyor. Bu kurs sayesinde  present  perfect tense konusunu daha iyi öğrendiğimi düşünüyorum.

2017'de  ismekte  c1 sınıfı da açılacak sanırım.Eğitimcimiz   sınıfımızda  bazı günlerde yaptığı sınav sonuçlarına göre   c1  sınıfına geçeceklerini seçiyor anladığım kadarıyla.

Dün   ses kayıtlarını dinleyerek anladığımız  şeyleri kağıda yazdık, sınıfta akıcı olarak ingilizce  konuşan kişiler de  var.İmkanınız varsa  katılın derim.Kelimeleri duya duya beyninize kazındığını hissediyorsunuz.

Önce b1'e  gidip  b2den gitmek daha mantıklı kanımca.Ben de öyle yaptım ama  geçen gittiğim b1  sınıfı da  yeni açıldığı  için çok verim alamadım.

devam etti edecek derken   kurs için planlanmış konuların hepsi  bitmeden  hemen sonlandı.Ama yine de kattığı şeyler çok fazladır.

Kursa gitmek yerine evden çalışmak daha mantıklı fakat sistemli olmak lazım.Benim planım karmançorman.Tanıdığım 2 İngilizden bazen yardım alıyorum ama  sanki çok yeterli değil.Biri dilbilgisini benimle tekrar öğreniyor (yani kullandığı kuralların ismini bilmiyor ortak bir kitap üzerinden beraber  öğreniyoruz.) diğeri ise çok yardımsever fakat dil üzerine çok yoğunlaşamıyoruz bazen kendini kaptırıp  seri şekilde siyaset, dinden konuşurken  ben kendimi  film açmışbir şekilde buluyorum.





17 Haziran 2016 Cuma

FEW / A FEW / little / a little

Gönderen geçmişeyolculuk

Sıklıkla kullanımlarını karıştırdığım bu konuyu   aklımda tutmak adına  buraya  kaydetmek istedim.

few & a few  sayılabilir  isimlerle
little  a little  sayılamayan   isimlerle kullanılır.

little  neredeyse yok  anlamında / negatif anlam verir

a little  ise  biraz ama çok değil /  az bir  miktar /  pozitif anlamdadır.

few   neredeyse hiç  / negatif   anlam verir

a few   az  bir  miktar çok değil  anlamında   pozitiftir.


Örnekler;

there are few  people in the cafe /   negative

there are  few boats on the sea / negative

there are a few people  in the  cafe / pozitif

there are a few  threes by the kanal   pozitif

 i can  speak a little spanish /

i have a  little water

there is a little  water / negative

i have  little cash in my pocket  / neredeyse hiç

there is  little sunshine

there are a few ladders on the  canal

there are  few people on the canal


26 Mart 2016 Cumartesi

Yeni başlayanlar için temel fotoğrafçılık dersleri / Enstane Diyafram ISO

Gönderen geçmişeyolculuk

Fotoğraf  ışıkla yazı yazma sanatıdır.Tekniklerini  doğru şekilde  uyguladığımızda  etkileyici, düşündüren, anları ölümsüzleştiren doğru kareler  ortaya çıkartabiliriz.Makineyi daha iyi anlamak adına genelde M ve Av modlarını kullanarak çekim yapabiliriz.

Karanlık olmayan net fotoğraflar,  elde etmemiz için Diyafram, Enstane, ISO  uygulamalarını doğru yapmamız gerekmektedir.

Enstane:

Denklaşöre (fotoğraf çekmek için bastığımız tuş) bastığımızda  objektife ne kadar süre ışık düşeceğini  belirleyen değerdir.Çektiğimiz fotoğraf hareketliyse;  büyük  sayılardan (1/125 gibi) oluşan  enstane eğeri seçerek az  pozlama  yapmamız gerekmektedir.Eğer  küçük sayılardan oluşan esntantane değeri ( 1/ 15 , 1 /30 gibi  )seçersek  hareketli nesne flu  şekilde çıkacağından dolayı  netlik öğesini atlamış olacağızdır.Tripotumuz varsa  durumu biraz kurtarabiliriz fakat elle çekimde sarsıntı oluştuğundan dolayı netlediğimizi düşünsek de bilgisayarda fotoğrafa baktığımızda çok net  olmadığını anlarız. Ortam koşullarına göre 1/60 ve daha büyük değerler fotoğrfın net çıkmasına yardımcı olur.

Büyük sayılardan oluşan enstane değeri seçtiğimizde  fotoğraf çekme  süremiz daha  kısa olacak fotoğrafımız net  olacak fakat  ortama göre  çektiğimiz görüntünün karanlık olma  ihtimali yüksek olacaktır.(Bunu iso ve diyafram ayarlarını ayarlayarak dengelemeye çalışabiliriz.)

Netlikten ziyade farklı sanatsal öğe taşıyan fotoğraflar çekmek için ise uzun pozlamaya (yani düşük sayılardan oluşan  değerlere sahip  enstantene)  başvurulmaktadır.Şelale, sahnede dans eden dansçılar, gece ışıklı  ve hareketli görüntüler, diğer hareketli bir örnek bu  kullanım için geçerlidir.

Diyafram

Diyafram diyince aklımıza ilk olarak alan derinliği  gelir.Küçük  sayıdaki  diyafram değerlerinde (f/2,8  gibi )  net alan derinliği azdır(arkası fludur). ( düşük değerli diyaframda (Açık diyafram) objektife daha fazla ışık girdiği için çekilen görüntü aydınlık olur.

Büyük sayıda olan  diyafram değerlerinde( f/16, f /22 gibigibi)  ise net  alan derinliği fazladır yani   sadece önde duran nesne değil  kadrajda arkada  bulunan  diğer alanlar da nettir.Büyük sayılı diyafram değerli kısık diyafram olduğundan objektife daha az ışık gelir  ve görüntü karanlık olur.

Alan derinliğini, çekilen objeyle  olan mesafe ve odak uzunluğu da etki etmektedir.

Mesafe;
Çekeceğimiz nesne bize yakınsa arkasındaki netlik az, bizden uzaksa  ise arkasındaki netlik fazla olacaktır.
Odak uzunluğu;
Objektimizi en büyük mm (örneğin 75 mm)  değerine getirdiğimizde   yani zoom yaptığımızda çektiğimiz görüntünün arka planı flu olacak yani netlik oranı azalacaktır.En küçük mm ( örneğin 18 mm)  değerine getirip geniş açılı bir fotoğraf çektiğimizde ise arka taraf daha  net  olacaktır.

ISO

Özellikle flaş kullanmak istemediğimiz,yetersiz ışık olduğu ortamlarda iso değerini yükselterek (1600 ,3200 gibi)  fotoğraf çekmeye çalışırız fakat bu durum fotoğrafta  gürültüyü arttırmaktadır.Bu nedenle fotoğraflarmızda kumlanma leke görmek istemiyorsak yeterli ışığın olduğu ortamlarda  iso değerini düşük  tutmalıyız.


özellikle esntane  ve  diyafram tanımlamaları sonradan karışabildiğinden  mantığını daha iyi anlatmak adına  açık şekilde belirtmeye çalıştım.



Aşağıdaki  fışkiye fotoğrafına ait  enstane değeri:1/4000   diyafram değeri: 5,6   ISO 200
objektif 33 mm    esntantane değeri büyük olduğu için Su dondurulmuş olarak görünmekte


Gece çekilen  aşağıdaki fotografta Enstane 1/4 sn   diyafram f / 5,6   ISO 3200  objektif  21mm
Düşük enstantane değeri  kullanıldığı için suyun görüntüsü normalde göründüğünden daha farklı çıkmıştır.Uzun pozlamalarda küçük enstantane kullanıldığı için  bu sonuçlara ulaşılmaktadır.


Gül fotoğrafında enstane  1/60 sn,  Diyafram 5,6    ISO 200 objektif 55 mm

Açık diyafram ( küçük sayısal değerli   diyafram ) kullanıldığı için gül net, arkası ise  flu çıkmıştır.


 Rakı fotoğrafında  Enstane 1/250sn   diyafram 4,5   ISO  100 objektif  36 mm
Açık diyafram kullanıldığından Rakı net,arkası flu

Kar fotoğrafında Enstantane 1/100 sn   diyafram 16  ISO  100  objektif 18 mm
diyafram  sayısal değeri yüksek olduğu  ( kısık diyafram) için fotoğrafın arka kısmı da net görünmektedir.Objektif en geniş açıda bırakılmış gündüz olduğu için iso değeri düşük bırakılmıştır.


Enstantane  1/15   diyafram f/ 5,6   ISO 6400  Objektir 49 mm
Gece vakti  düşük değerli enstantaneyle tripotsuz çekilen aşağıdaki görüntüde hiçbir netlik öğesi bulunmamaktadır.














19 Mart 2016 Cumartesi

Dolmabahçe Sarayı Gezisi Selamlık haremlik

Gönderen geçmişeyolculuk

1843-1855 yılları arasında yapılan saray,  doldurulmuş bir alana yapılmış bir  saray olması sebebiyle bu adı almıştır.Sarayda 85 oda ve 43 salon bulunmaktadır.
Saray batı mimarisine göre oluşturulmuş barok  örnekleri ve simetri unsuru ön plana alınmıştır.

Geziye Rehber eşliğinde selamlık  bölümünde başlandı.Devlet işlemlerinin yürütüldüğü Selamlık bölümünde  protokol salonları, katip odaları, iki kapılı binek salonları ( kara ve deniz tarafında kapısı olması sebebiyle bu isim verilmiş), devasa avizeler, abdulmecit'in kütüphanesi   tablolar ve dikkat zeminde sergilenen ayı postu   bulunmaktadır.Altın, gümüş, porselen sofra takımları, padişaha ait özel eşyaların sergilendiği sonradan oluşturulan sergi salonunda sergilenmiştir.Elektirik saraya 1910 yılında gelmiş ısınma  için  önceleri şömine, soba ve mangal kullanılmış sonra kalorifere geçilmiştir.


Selamlıktan hareme  80 metrekarelik koridordan  geçilerek ulaşılıyor.Padişahın özel hayatı olduğu için bu bölüm daha bireysel öğeler içeriyor.Harem 10 daireden  oluşuyor dairenin 11 odası var.
Valide sultan, sultan, kadınefendi, çocukların ve cariyelerin odaları sarayn bu bölümünde yer alıyor.Atatürk bu bölümü 1927 yılından sonra kullanmış.

Ortaköy yönüne giderken önünden geçilen Görkemli kapının  içe bakan kısmı
Selamlık bölümünde bulunan kütüphane









Haremlik bölümünden görüntüler







Ecotools bamboo 6'lı fırça seti / ecotools six piece starter set

Gönderen geçmişeyolculuk

Görünümü itibariyle sempatik bulduğum, bir kaç senedir almak istediğim fırça setini bugün 34.75 TL'ye aldım.Genelde  66,30  tl gibi rakamla satılmakta  oldukça uygun bulduğum için kaçırmak istemedim.
Açılı allık fırçası almak isteyen biri olarak bu setteki fırçanın ihtiyacımı karşılamayacağını düşünmeme rağmen satın aldım fakat  kullandığımda   pudra fırçası gibi geniş ve toplu  olmadığını anladım.Kılları çok yumuşak olan bu ürünün   çoğu fırçasını kullandım ve memnun kaldım.Göz makyajını  eyeliner  dışında uyguladığım söylenemez fakat ilerde işime yarar  deyip biraz uygulamada   ustalaşmama yardımcı olur diye düşündüm.Özel çantası  halinde satılması da bir artı.



İlk fotoğrafan Soldan itibaren

Blush brush Allık fırçası   (fırçanın geniş yan olan kısmına allık sürerek uygulandığında harika)
concealer brush   (kapatıcı) fırçası
Eye shading brush ( göz  gölgeleme fırçası)
angled eyeliner brush ( açılı göz fırçası)
smudge brush  (dumanlı göz etkisi için)
lash and brow groomer (kirpik ve  kaş düzenleyicisi


 The balm voyage 2  paletinde bulunan  ürünlerle fırçaları kullanarak sonucu görmeye  çalıştım.Allık fırçası gördüğünüz gibi bir  pudra fırçası görünümünde değil  toz ve krem allıklar için uygulanabilir.Kabarık bir fırça olucağını sanmıştım fakat yassı görünüyor.Dikkatli kullanılırsa  kılların açılmayacağını ve dolgun pudra görüntüsüne kavuşmayacağını düşünüyorum.Kullanırken de  kıllarını hafif bastıtarak  uyguladım.

Kapatıcıyı kullanmadım ama  özellikle göz   ve burun çevresi, kapatılmak istenen yerler için  kolaylıkla  kullanılabiliceğini düşündüm.

Far gölgelendirme  fırçası kullanımında iyi olmadığım için  çok doğru sonuç aktaramayabilirim.Gözlerime farklı renkte farları uygulayıp karıştırmanın hoşuma gittiğini belirtmek isterim.Göze sürerken tozutan bir ürün belki de daha  far sürülerek dönüne geçebilir.

Açılı eyeliner  fırçası ise seti alma nedenlerimden biriydi.Özellikle kaş doldurmak için bu tip  fırçalar çok başarılı sonuçlar çıkarıyor.Göz altına ve göz üstüne uygulandığında da  hoş görüntüsü  oluyor.

Başlangıç seti olarak  tasarlanmış bu ürün bence indirimdeyken alınması gereken bir set..Ayrıca ayrı sıradan  allık, pudra,  fondoten açılı kaş fırçası,alınması yerine bu sete  34 TL'ye sahip olmak daha mantıklı.
Ben Allık için de    marionnaud  no:30 pudra  parçasını kullanıyordum.Aynı markanın  aşağıda görüntüsünü paylaştığım açılı allık fırçası bulunmakta  fakat fiyatı 16. 90 TL.Pudra fırçasını da sanırım 9 tl'ye almıştım 2 sene önce anlık denk gelip.




İndirime girmediğinden  giriş  tarihi de belli olmadığından daha fazla beklemek istemeyip   bu seti aldım.










uzun süre benimle  olacak bu seti almaktan pişman olmadığım için mutluyum.

26 Şubat 2016 Cuma

Vücut Yağ ölçümü TANITA BODY COMPOSİTİON ANALYZER örneği

Gönderen geçmişeyolculuk


2014 yılından beri  vücudumdaki yağ, kas ve su oranını düzenli olarak kontrol ediyorum.Kilom normal seviye  bulunmasına rağmen yağ oranım  fazla çıkmakta.Bunun uzun süre aç kalmayla ilgili olduğu söyleniyor.

İlk kez 17 Nisan 2014 tarihinde  yağ ölçümü yaptım.Kilom 65,30,  yağ oranım % 34,9,  yağ miktarım ise 22,80 kg   çıkmıştı. Öncesinde 70 kiloyu  bile görmüştüm ama  yavaş bir şekilde kilo vererek 65,30 olabilmiştim.Sonra düzenli şekilde  ölçüm yaparak  takibini sağlamaya devam ettim.Protein, mineral, su, kas  oranlarını  yükseltmeye  çalışıp  yağ oranımı azaltmak için yoğun egzersizler yaparak sağlıklı beslenmeye çalıştım.En iyi sonuç aldığım 11 kasım 2014 tarihindeki sonucumda( yazıları silindiği için eklemedim)  yağ oranım yüzde 26,30, kilom 56, vücut kitle endeksi 20,60 , Bmr (bazal metabolizma hızı) 1371 kcal 5739 kj yağ ağırlığı ise 14.70 kg olarak çıktı.Bacak ve kollarım zayıf olduğu için yağlar belirli bölgede toplanıyordu.2014  Ekimde amacım yağ oranını azaltmak ve kilomu 53'e getirmekti.Yediklerimi not alıp  aldığım kaloriyi  kontrol ettiğimden  yararlı bir süreçti.Günlük  tüketim oranımın yüzde 55  karbonhidrat,  yüzde 29,6, yüzde 15.1 protein olmasına dikkat ettim.Sonuç elde etmeden sıkıldım.Ara ara istediğimi yiyip düzensiz şekilde  egzersizler yapmaya devam ettim.2015 yaz tatilinde evde yalnız kalmayı umduğumdan sıkı bir programa başlayacaktım fakat tatile  gittiğimden süreci ertelenmiş oldum.Özellikle gece hamur işi yediğim zamanlar  62,20'ye kadr çıktım Şuan da  58,80'nim  Soldan 3.  sonuç bugüne aittir.

Fat% Yağ oranı
FFM  Kas miktarı
TBW Su  miktarı

En iyi değerlere sahip olduğum en sağda bulunan 2014 ağustos tarihine ait sonuçta segmental analiz kısmında sağ bacağımda yüzde 27.6 yağ oranı , 2,9 yağ ve de  7,5 kg kas miktarı,.Sol bacağımda  ise  yüzde 29,10  yağ oranı, 3 kilo yağ, 7,4 kas  vardı.
Sağ kolumda  yüzde  21,90   yağ oranı,  0,5 kg yağ miktarı , 1,9 kg  kas sol kolumda ise yüzde 21  yağ oranı,0,5 kg yağ miktarı,1,8 kg kas vardı.
Trunk  Gövde kısmında ise yüzde 23,70  yağ oranı, 23,8 kg yağ miktarı ve 23,8 kg kas miktarı vardı.

Bugüne ait  olan soldan üçüncü sonuca göre  kıyasladığımda  yağ oranının epey  farkı olduğu görünüyor.Arada sadece 1 kilo 700 gram fark var ama  egzersiz yapmadığım için kas oranım düşük.Daha önce de yazdığım gibi slim in 6, walking  leslie egzersizlerine devam etsem harika olurdu.Eskisi gibi yeşil çay  içmek istemiyorum. 36 beden pantolonlarım bazanın altında  yağ oranım azalmadan da yeni pantolon almayı düşünmüyorum tabii ki kaliteli indirim bulmadığım takdirde:)


16  Aralık 2015    28 Ocak 2016   26 şubat 2016   ve  7 ağustos 2014   tarihlerine ait  ölçüm sonuçlarım



16  Aralık 2015  28 Ocak 2016   ve  26 şubat 2016  tarihlerine ait  ölçüm sonuçlarım



Bakalım Vucudumdaki  gereksiz yağlardan kurtulma tarihim ne olacak Azimsiz hiçbirşey mümkün olmuyor şuan yapabildiğim şey daha fazla kilo almadan dengeliyor olmak.





13 Şubat 2016 Cumartesi

2016 sevgililer günü indirimi migros watsons / Neutrogina/ pure beauty / Garnier/ loreal/

Gönderen geçmişeyolculuk

Bayram ve yılbaşı indiriminden  sonra alacağım şey yok diye düşünürken  birşeyler almış şekilde eve geldim.Bu tür indirimlerin olduğu günlerde satın almadan önce  aynı markadaki ürünlerin diğer  mağazalarda ne kadara satıldığını inceledikten sonra  karar vermek daha akıllıca olur.(Tabii ürünler tükenmeden seri şekilde:)Örneğin Migrosta yüzde  50 indirimde olan ürünler  watsonsdakilerden daha  ucuz durumdaydı.







İlk fotoğrafta Soldan başlayalım..
Loreal  330 color riche matte  cocorico  kırmızı ruj:
Aceleyle  aldığım ürün  sanki  isteğim tonu içermiyor..Diğer  j lo's ve blake  serilerine göre daha soft ve açık bir  tonu var.Ücreti 20 lira  olan bu ruju almam  oldukça gereksiz oldu ama mevcut rujum baya eskiydi ve kokusunu sevmiyordum.Bu rujun kokusunu beğendim.Parlamayan bir ruj olması sebebiyle kendini kolayca aldırdı.Sonuç itibariyle  saç rengimle en uyumlu olan rujdur kırmızı.Ruju açıp baktığınızda güzel sıcak bir kırmızı tonu veriyor ama dudakta sanki koyu pembe tonları da varmış gibi duruyor.siyah kalemle beraber  kullandıktan sonra  karar vereceğim.Ben koyu mercan tonlarında bir ruj istiyorum sanırım.İndirimsiz fiyatı 33,90 tl olan ruj  kalıcıklık konusunda başarılı fakat  matlık konusunda rimmel mat serisiyle  yarışamaz diye düşünüyorum.

Garnier bb göz roll on 
Satış temsilcisinin yanlış yönlendirmesi sonucunda uygun fiyatın  da etkisiyle almış olduğum kapatıcı.7  küsür  liralık bir fiyatı olduğu için değiştirmeseler de  kullanacağımı düşünüyorum.Bu ürünü, gözaltı şişkinliğimin  azalması için daha önce aldığım  şeffaf roll on'la karıştırdım.Orta ton rengi vizon tonlarında  şişkinliği kapatıyor gibi Aydınlatıcının altına sürelebilir ama şu aralar göz altı makyajı yapmayı gerekli görmuyorum.Birkaç sene   önce aldığım bb kremini  de yağlandırıcı etkisinden dolayı kullanmamıştım. (Bu ürünü değiştirdim içini bile açmadan aldılar  yerine arındırıcı peeling aldım)

Neutrogena  yağsız yüz nemlendiricisi 
Karma ciltler için olduğunu düşündüğüm  6 ayda  tüketilmesi gereken bir ürün.Cildi nemlendiren, pürüzsüzleştiren, sivilcelere karşı etkisi ispatlanmış, ton farkının daha az  olduğu belirtilmiş yüze sürülünce hafif yanma hissi veren krem.Sabah akşam temiz cilde uygulanması gerekiyor.Karma bir cilde sahip olarak özellikle yanaklarım kışın çok kurumakta  umarım onun için iyi gelir.

Neutrogena  siyah nokta temizleyici tonik
Günde  iki kez kullanılması gereken,  siyah noktaların azalmasını ve oluşumunun engellenmesini sağlayan tonik.İlk kez  kullandım  clean  clear'dan daha memnun kalacağımı düşünüyorum.Çok yakmayan, güzel kokan bir ürün.

Pure Beauty white bright toner
29.90 lira  olan fiyatı yüzde 30 indirimle  21  tl ye geldi.2012'ten beri bu ürünü severek kullanıyorum.
Cildi ferahlatan  bir tonik.Günde iki kez uygulanması gerekiyor.Farklı bir markayı deneme  isteği uyandırmayan ürün.İndirimi  % 40  50'ler de olsa hiç fena olmazdı.Elimdekini henüz bitirememişken belki daha sık kullanırım düşüncesiyle tüketim cazibesine boyun eğmiş oldum:) Genelde bir senede bitiremediğim bu ürünleri düzenli kullanabilsem keşke.

Flormar 20 soft beigde terracotta powder 

Flormardaki çalışan,  sürdüğünde gerçekten pürüzsüz  bir görünüm ortaya çıkmıştı.Altına uyguladığı flormar magical color effect cc krem sayesinde olsa gerek ben sürdüğümde aynı etkiyi yakalayamıyorum.The balm renkli nemlendiriciyi uyguladıktan sonra  sürüyorum.Fiyatı itibariyle de değerlendirdiğimde kötü bir  ürün olduğunu söyleyemem ama  makyajın kalıcı olmasını isteyenler  tazelemek durumundalar.Farklı pudranın süngerini yıkayarak bu ürün için kullandım süngerde baya koyu görünüyor ama  en açık tonu bu  numara sanırım.


Alında bunlar olmadan da güzel bir hayat  mümkün Ortaokul çağında aldığım bir palmolive yüz sabunu da alsam  yeterdi:)




24 Ocak 2016 Pazar

SUFFRAGETTE - DİREN FİLMİ 2015 YAPIMI

Gönderen geçmişeyolculuk

Kadınların yaşadığı zorlukları konu alan filmler daima  ilgimi çekmiştir.Bu filmde, kadınların  hayatlarını sürdürmek ve yaşamlarının değişmesi için   yaptığı fedakarlıklara ait örnekler  bulunuyor.Karar verici makamlar, kadınlara oy  hakkı verildiğinde sosyal yapının bozulacağını, kadınların düşünceleri için  Babaları, abileri ve oğullarının oy kullanmasının yeterli olduğunu düşünmekteler.Eşitlik ve  oy hakkı için  eylem yapan kadınların çağrıları üst birimlerce kabul edilmez.Emmeline Pankhurst önderliğinde kadınlar örgütlenir, şehrin bazı yerlerinde  patlama yaparlar.
Başta  teşvikle başlayan Çamaşırhanede tüm hayatı boyunca çalışmış  erkek egemenliğini sona ermesini isteyen  Maud Watts, geçmişteki yaşadıkları ve eşinin kendisine sormadan oğlunu evlatlık vermesiyle bu direnişte daha çok aktif rol oynamaya başlar.

Tüm kadınların hayallerinde başka bir hayatın mümkün olabileceği düşüncesi vardır.

Kadınlara özgürlük düşüncesini  duyurmak için  elindeki  küçük bez pakartıyla  at  yarışı alanına girip  ezilen kadın filmin en  üzücü sahnesidir.Bu olay basında büyük yankı uyandırır kadının cenasine binlerce insan katılır.

Eylemler senelerce devam eder 1925 yılında kadınlara çocukları üzerinde hak iddaa etme  imkanı verilir.
Kadınlara Seçim hakkı veren ülkeler:
1893 yeni zelanda
1902 avustralya
1913 norveç
1917 rusya
1918 avusturya almayan polonya
1920 amerika
1932 brezilya
1934 türkiye
1944 fransa
1945 italya
1949 çin hindistan
1953 meksika
1971 isviçre
1974  ürdün
1976 nijerya
2003 katar
2015 suudi arabistan

Günümüzde hala zalimler tarafından kadınların hayatları alt üst edilmekte birçok kadın farklı bir  imkanı  ve cesareti olmadığı için buna göz yummaktadır.Keşke bencil olmaktan kurtulup herkesin  içi rahat, bedel ödemeden yaşayabileceği bir dünya  yaratabilsek.

Emmeline Pankhurst kadınlara cesaret verirken


Direniş nedeniyle oğlundan ve eşinden ayru kalan  Maud Watts


Kadınlara özgürlük çağrısıyla yarış alanına çıkıp ezilen emily


Yoğun katılım olan cenazenin gerçek görüntüleri



9 Ocak 2016 Cumartesi

KARİYE (CHORA)MÜZESİ / FETHİYE MÜZESİ GEZİSİ

Gönderen geçmişeyolculuk


Evden gayet  geç kalınmış bir saat olan 12:05'te çıktım.Metrobüs'le Edirnekapı'da inip Mehmet Akif Mezarlığı tarafındanki yoldan yürüyerek müzeye ulaştım.Restore nedeniyle  kapalı olan alanları ne yazık ki  yine göremedim.Kariye müzesi  534'te  yapılan manastır  kompleksinden geriye kalan tek sağlam yapıymış.1511 yılında camiye dönüştürülmüş 1945li yıllarda  ise müze olarak kullanılmaya başlanmış.serler Hz. isa ve Hz. Meryem ve hristiyanlıkla ilgili yaşanan olayları anlatmakta.Yıllar öncesine  ait görkemli, gerçekçi ifadeler taşıyan  mozaiklerin günümüze kadar  ulaşmış olması gerçekten müthiş.Kariye müzesinin çıkışında şapka satan yaşlı amcanın adres tarifiyle    Dramandaki  Fethiye  müzesine ulaştım.Ben gezerken Müzede kimse yoktu .O da aynı şekilde kiliseden camiye dönüştürüldükten sonra müze  olarak kullanıma açılmış.

Bu tasvirde İsa sol eli kutsal kitabı tutarken, sağ eli ile de takdis işareti yapmaktadır. 



Burada ayakta duran  Hz. Meryem insanların günahlarından arınması için üzgün bir şekilde dua ederken ayakta olan İsa’nın sağında betimlenmiştir. 
Meryem’in eteğinin yanında Prens İsaak Komnenos, sağ tarafta ise rahibe kıyafetleri içinde  prenses Maria Palaiologos diz çökmüş dua eder vaziyette tasvir edilmişlerdir.mparator VIII.Mikhael Palaiologos’un kızı olan Maria, 1265 yılında Moğol Hanı Hülagü’ye eş olarak Karakurum’a gönderilmiş, ancak Karakurum’a varamadan Hülagü Han ölmüş, Maria  onun oğlu Abaka Han ile evlenmiştir. Bu evlilik nedeniyle Moğolların Maria’sı diye anılmaktadır.

Madalyon içinde Pantokrator İsa tasviri yer almaktadır. Kubbe dilimleri arasında iki sıra halinde İsa’nın atalarına ait figürler yer almaktadır. Üst kısımda ,Adem’den başlayarak Seth, Noah, Cainan, Maleleel, Jared, Lamech, Sem, Heber, Saruch, Nachor, Thara, Abraham, İsaac, Jacop, Phalec, Ragau, Mathusala, Enoch, Enos ve Abel ‘in  yer aldığı 24 atası betimlenmiştir. Alt kısımda Yakup’un 12  oğlu ile Judah’ın 2, Pharez’in 1 oğlunun figürü yer almaktadır.


Piskopos giysili olan bu azizlerin başlarının yanında adları yazılı, ellerinde ise kapalı kitap tutmaktadırlar.





hz. İsa, sağındaki lahitten sağındaki lahitten Adem’i, solundaki lahitten ise Havva’yı ellerinden tutarak kendine doğru çekmektedir.Adem ile Havva burada bütün insanlığı temsil etmektedir.