İsmek Drama kursu
Gönderen geçmişeyolculuk
Kurs Hocamız bir oyuncu belki ismini sonra paylaşırım.Kendisi oldukça mutevazı, yumuşak karakterli,sevecen birisi.Kursa katılanlar da genelde her yaştan farklı tipte insanlar.
İlk ders birbirimizi tanımayla geçti, Ortaya oturan kişinin dış görünümünden, tavırlarından nasıl bir karaktere sahip olabileceği, hobileri gibi bilgiler tahmin edilmeye çalışıldı.
İkinci hafta ise ilk bölümde zihin egzersizine yönelik bir oyun oynandı.önce dizler sonra eller birbirine vurularak sol sağ olmak üzere şıkıdım yaparken kendi ismimizi ve başkasının ismini söyledik.ve ismi söylenen da aynı şekilde devam etti. Biraz basit gibi görünüyor ama sabah mağmurluğundan olsa gerek beyni yoran bir oyundu.
ikinci oyun ise bir çember oluşturarak her kişi bir nesne söyledi.Herkes kendinden önce belirtilen nesne isimlerini hatırlamaya çalışarak ve de kendi de ekleyerek oyunu sürdürdü.Kişileri söyledikleri nesnelerle özdeştirerek akılda tutmaya çalışmak tam bir beyin jimlastiğiydi. Baştan itibaren söylenen nesneler sırasıyla şöyledi;
Eşşek, sanat, ağaç, silgi, perde, parke, .... saksafon, abajur muşmula tablo güneş çello tual lambader.
bu üç kez farklı kelimeler olmak üzere tekrarlandı.sırayla hepimiz elendik:)
Diğer bölümde ise kağıda yazılan kelimelerden bir hikaye oluşturuldu.Bu bölüm biraz sıkıcı geldi ama aslında üzerinde derin düşünülse yine pratikliği geliştirecek bir egzersizdi.
Sonra ise sandalyeleri çember şekline getirip verilen cevaplarda ayağa kalkıp boşalan sandalyeyi kapmaya çalıştık.
Örnek olarak yıldız kaydığında dilek tutanlar kimler diye soru yöneltildiğinde ayağa kalkıp boşalan sandalyeyi kapmaya çalıştık.
Farklı bir oyun olan sayıları sayarken aynı anda aynı sayıları söylememek için bir ortam oluşturmaya çalıştıysak da ancak 14' e kadar aynı anda aynı sayıyı söylemeden gelebildik.
Unutmadan hoca bir de yaratıcı düşünceyle bakmak adına bir tahta silgisini başka ne şekilde kullanabileceğimize dair sorular yöneltti.
Evet başlangıç için oldukça basitti fakat insana kendi için yeni şeyler yapması iyi geleceğinden dolayı uyumak yerine zamanı verimli hale getirerek, bir etkinlik gerçekleştirip sosyalleşmek yararlı diye düşünüyorum.
Hocamız bu kursun kesinlikle bir şeyler katacağını, hayatı daha farkında olarak yaşamımıza katkı sağlayacağını ifade ediyor.Girdiğimiz ortama, çevremizdeki insanlardaki detayları fark edecek şekilde görerek bakmayı vurguluyor.Ben de buna inanıyorum.Bu kurstan tiyatro sever birini bulup tiyatroya gitsem bile benim için yeterli yakınımda bu türden bir arkadaşım yok.
Üçüncü Hafta
Kursa katılanların arasındaki yakınlığı arttırmak adına oyunlara devam edildi.Egzersiz yapılarak üzerimizdeki mahmurluk atıldı.Sonra bir lider bir ebe belirlendi.Ebenin egzersizleri yaptıran lideri tahmin etme oyunu oldukça eğlenceliydi.
Başka bir oyunda ise topları yanana kadar elden ele taşıdık.
Yanındakilerin desteğiyle ağırlığımızı ön doğru verdik.Burda amaç güvenme hissi.
Bir arkadaşın gözü bir şal ile bağlandı.Hoca bize bazı nesneler vererek arkadaşa istediğimiz
her şeyi yapabiliceğimizi söyledi.Biz ise verilen nesnelerle bir şey yapmak zorunda olduğumuzu anlayıp yapılması gereken ilk eylem olan gözleri açmayı akıl edemedik.
Seçtiğimiz eşle uzun süre göz teması kurduk.
Kendini tanıma çalışmasında ise aşağıdaki soruları yine ortadaki sandalyeye oturup
cevapladık.
sevdiğimiz 10 özellik
sevmediğimiz 10 özellik
Herkesin bilinmesini istediğimiz özellik
Herkesin bilmemesini istediğimiz özellik
Diğer insanlardan ayıran özellik
Arkadaşlar bunları o kadar güzel ifade ederek kendilerini tanıttılar ki ben başını kaçırmış olmaktan olsa gerek sadece kelime olarak yazmıştım.İnsanın kendinin farkına varması gerçekten çok güzel
Fark ederek kendini tanıyabilmesi, kendini bilebilmesi eksikleriyle mevcutlarıyla.
Öpmeyi, öpülmeyi sevmeyen, maymun iştahlı, alındığını saklayan, alındığında şaka yapan,kıskanç gibi pek çok duygu paylaşıldı.
Diğer bazı arkadaşların söyledikleri özelliklerle kendimi benzeştirdiğim şeyler bulmak güzeldi.
Dördüncü Hafta
Beşinci Hafta
Bu hafta katılamadım
Altıncı hafta
önce yine ısınmak için egzersizler yaptık.
Herkes, yanına aldığı kişiye kollarına bacaklarına bir şekil vererek aklından geçirdiği bir düşünceyi yansıtmaya çalıştı.Mesela koşan bir şekil sağlıklı yaşamı simgeliyordu.
Daha sonra bu oyun genişletildi.İlk şekil verilen kişinin verdiği mesaja, anlam katacak pozisyonlara girildi.Mesela kukla gibi duran bir kişinin arkasına geçilerek kuklayı yöneten insan pozisyonu yaratıldı.Fazla katılım olduğundan ortaya farklı bir durum çıktı.
Yine aynı şekilde ilk kişinin şekil aldığı durumun konsepti değiştirilerek yeni bir ortam yaratılmaya çalışıldı.Bunda önceki pozisyonla ilgili bağlantı kurarak yeni bir konsept oluşturulduğu için biraz daha zor ben tam içine giremedim.
4 kişiyle birlikte oynanan parazit, soru soran, egzersiz yapan, hem egzersizleri yapıp, hemsorulara cevap verip hem de parazitin şaşırtmacı sorularını görmezden gelan kişilerin katıldığı bir oyundu.
Bu oyunda aynı anda beynin farklı kısımları kullanılarak pek çok şey yapabilme yeteneği deneyimlendi.Ben şahsen parazit'in şaşırtmalarını görmezden gelip soruları hızlı cevaplayacağım diye hareket yapan kişiyi istemeden yok saymıştım:)
Diğer oyun ise bir patron, bir çalışan bir araya gelip, çalışan patronu zam için ikna etmeye çalıştı.
Patronlar genelde zamı desteklemeyen, politik cevaplar verirken çalışan rolündekiler ise maaşa olan ihtiyaçlarını kendi kişisel özelliklerine göre ifade ettiler.
Değerlendirmeler yapıldı
Yedinci Hafta:
Yine hareketlenerek güne başladıktan sonra koltuk kapmaca oyunu oynadık.Sonrasında ise çilek, kiraz, muz olara kategorize edildik, kiraz dendiğinde sadece kirazlar koltuklarını değiştiriyor ayakta kalan ortada durup , diğer ayağa kalkması gereken grubu seçiyordu.Meyve tabağı dendiğinde ise herkes yerinden kalkıp boş koltuğa oturmaya çalıştı.
2.oyun
herkes bir cümle oluşturdu, birbiriyle bağlantılı bir hikaye oluşturduk.
sonrasına ise seçilen konuya göre alfabetik sırayla cümlelerin baş harflerini seçerek hikaye oluşturmaya devam ettik
3. oyun
Bize verilen kağıtlarda yazan deyimleri sahneleyerek karşımızdaki kişinin tahmin etmesini sağladık.Karnı zil çalmak, aslan yattığı yerden belli olur gibi.
Son oyunumuz iste, içinde bolca sıfatın olduğu küçük bir öykü yazdık, dışarı aldığımız karşı takımdan birini çağırarak bu öyküyü 2 kez okuduk.Sonra o kişi de dışarda bekleyen diğer kişiyi çağırarak aklında kalan hikayeyi aktardı.Son gelen kişinin anlattığı hikaye yazılan orjinal hikayeden apayrı ve kısa bir şekildeydi.
sonra her zamanki gibi oyunları değerlendirdik, bize anlatılanları sorgulamak gerektiği, anlatılarda kişisel duyguların barınabiliceğini düşünerek ona göre inanma seviyemizi belirlememiz üzerine konuştuk.


















