İstanbul Kırmızısı filmi
Gönderen geçmişeyolculuk
Filmin baş kahramanları Orhan, Neval, Deniz, Uğur.
Çocukluğunu İstanbul'da geçirmiş fakat yaşadığı feci olaydan dolayı artık yurt dışında yaşayan Orhan,(Halit Ergenç) Deniz'in (Nejat İşler) yazdığı kitap için İstanbul'a döner.
Neval (Tuğba Büyüküstün) ise Deniz'in en sevdiği dostudur.Kitap karakterleriyle ilgili konuştukları gece sonrasında Deniz ortadan kaybolur.Denizin akıbeti çözülmeye çalışılırken
Orhan Neval'e aşık olmuştur.Neval de Orhan'a aşık olacağı bir insan olduğunu itiraf eder ama bunun mümkün olmayacağını belirtir ki zaten evlidir.Orhan Öyle aşıktır ki Neval'in kocasına bile bunu itiraf etmekten çekinmez.Kocası da anlayışla karşılar beklemediğim kadar modern kahramanlardı doğrusu.
Bir de uğur (Mehmet gürsu) isminde gizemli bir kahraman var o da denizin geçmişte birçok şey paylaştığı keş arkadaşı, yazdığı kitapta ondan da bahsediyor.
Yavaş akan bir film bolca görsel detay mevcut boğazı o yalı içinden görmek de çok güzeldi.Film olayların çok dikkat çekmediği adeta İstanbul'un güzelliğini göstermek için çekilmiş estetiği vurgulayan bir film gibi geldi bana.Karine müzesi, Galata kulesi, Boğaz manzarası, Taksimin ara sokakları,Adadaki bir ev, Eski bir saatçi dükkanı, tarihi meyhaneci,Türk yemekleri ve İstanbul'daki elit kesimin hayatı vardı.Bana hoş gelen bu görüntüleri bir arada görmekten olsa gerek beğenmediğimi aktaramam.
Film bittiğinde salonda bulunanlardan 2 saat bunun için mi bekledik anlamına gelecek bazı sesler duydum.Ben de o an filmin bitmesini kesinlikle beklemiyordum:) Gitmemiş olsaydım bir şey kaybetmiş hissetmezdim diye düşünüyorum. Ferzan Özpetek filmi olması, Nejat işlerin rol alması ve tabii ki İstanbul kokması sebebiyle çok da pişman olduğumu söyleyemem.
Son sahnelerde kafadaki soru işaretlerine verilen cevaplar bulunuyor sayılmaz. Farklı kişiler daha farklı anlamlar çıkartarak beğenebileceklerinden dolayı oyuncularını da seviyorsanız görmek isteyebilirler diye düşünüyorum.
Film; insan en dibe batsa da geçen zaman sonrasında bir şeylere tekrar başlanabileceğini, içindeki o tutkunun tekrar canlanabileceğini anlattı bana.
Filmde geçen birkaç özlü sözü vardı
Geçmişe takılan şimdiyi ıskalar bundan bir tanesiydi.
vedalar gözleriyle sevenler içindir. Gönülleriyle sevenler veda edemez.
Filmden, Gaye akyol un söylediği kırmızı rüyalar şarkısını öğrenmiş oldum.Şimdiden 500 bin kere dinlenmiş birkaç ay için de daha da fazla tıklanır.
Şuan Vizyonda bulunan diğer filmlerden daha kötü olduğunu düşünmüyorum açıkcası.
Filmseverlerin kaçırmayacağını düşünüyorum.Her film beklentimizi aynı oranda karşılamak zorunda değil:)

0 yorum :