13 Mart 2017 Pazartesi

İstanbul Kırmızısı filmi

Gönderen geçmişeyolculuk






Filmin  baş kahramanları Orhan, Neval, Deniz, Uğur.

Çocukluğunu İstanbul'da geçirmiş  fakat yaşadığı feci olaydan dolayı artık  yurt dışında yaşayan Orhan,(Halit Ergenç)  Deniz'in (Nejat  İşler) yazdığı kitap için  İstanbul'a döner.
Neval  (Tuğba Büyüküstün)  ise  Deniz'in en sevdiği dostudur.Kitap karakterleriyle ilgili konuştukları gece sonrasında Deniz   ortadan kaybolur.Denizin akıbeti  çözülmeye çalışılırken
Orhan Neval'e aşık olmuştur.Neval de Orhan'a aşık olacağı bir insan olduğunu itiraf eder ama bunun mümkün olmayacağını belirtir  ki  zaten  evlidir.Orhan Öyle aşıktır ki  Neval'in kocasına  bile bunu itiraf etmekten çekinmez.Kocası da  anlayışla karşılar   beklemediğim kadar  modern kahramanlardı doğrusu.
Bir  de  uğur  (Mehmet gürsu) isminde gizemli bir kahraman  var  o da denizin geçmişte birçok şey  paylaştığı keş arkadaşı, yazdığı kitapta ondan da bahsediyor.

Yavaş akan bir  film  bolca görsel detay mevcut boğazı o yalı içinden görmek de çok  güzeldi.Film olayların çok dikkat çekmediği adeta İstanbul'un güzelliğini göstermek için çekilmiş estetiği vurgulayan bir film gibi geldi bana.Karine müzesi, Galata kulesi, Boğaz manzarası, Taksimin ara sokakları,Adadaki bir ev, Eski bir saatçi  dükkanı, tarihi meyhaneci,Türk yemekleri ve İstanbul'daki elit kesimin hayatı vardı.Bana hoş gelen bu görüntüleri  bir arada görmekten olsa gerek  beğenmediğimi aktaramam.

Film bittiğinde salonda bulunanlardan   2 saat bunun için mi bekledik anlamına gelecek bazı sesler duydum.Ben de o an  filmin bitmesini  kesinlikle beklemiyordum:) Gitmemiş olsaydım bir şey kaybetmiş hissetmezdim diye düşünüyorum. Ferzan Özpetek filmi olması, Nejat işlerin  rol alması ve tabii ki   İstanbul kokması sebebiyle  çok da  pişman olduğumu söyleyemem.

Son sahnelerde  kafadaki soru işaretlerine verilen cevaplar  bulunuyor sayılmaz. Farklı kişiler  daha farklı anlamlar çıkartarak beğenebileceklerinden dolayı oyuncularını  da seviyorsanız görmek isteyebilirler diye düşünüyorum.

Film; insan en dibe batsa da geçen zaman sonrasında bir şeylere  tekrar başlanabileceğini, içindeki  o tutkunun tekrar canlanabileceğini  anlattı bana.


Filmde geçen birkaç özlü sözü vardı
Geçmişe takılan  şimdiyi  ıskalar  bundan bir tanesiydi.
vedalar gözleriyle sevenler içindir. Gönülleriyle sevenler   veda edemez.

Filmden, Gaye akyol un söylediği kırmızı rüyalar şarkısını öğrenmiş oldum.Şimdiden 500 bin kere dinlenmiş   birkaç ay için de daha da fazla tıklanır.

Şuan Vizyonda   bulunan diğer filmlerden daha kötü olduğunu düşünmüyorum açıkcası.
Filmseverlerin kaçırmayacağını düşünüyorum.Her film beklentimizi aynı oranda karşılamak zorunda değil:)











0 yorum :